İspat hukukunda 'suçsuzluk/masumiyet karinesi' ve 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesi ne anlama gelir ve yağma suçunun ispatında nasıl uygulanır?
'Suçsuzluk/masumiyet karinesi', bir kişinin suçu sabit oluncaya kadar suçsuz sayılması gerektiğini ifade eder. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi ise, ceza muhakemesi sonunda suçun sanık tarafından işlendiği hususunda herhangi bir şüphe kalması halinde, bu şüphenin sanık lehine yorumlanması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini belirtir. Yağma suçunun ispatında, bu ilkeler gereği, iddia edenin somut ve yeterli delillerle sanığın suçlu olduğunu her türlü şüpheden uzak bir şekilde kanıtlaması gerekir. Özellikle tanık beyanları, sanık savunmaları ve somut bulguların birbiriyle uyumlu olması, tutarlı ve denetlenebilir olması aranır. Taraflar arasında husumet varsa veya deliller soyutsa, sadece müşteki iddiasına dayalı mahkumiyet kararı verilmemelidir. (CMK m.223/2-e, CMK m.223/5) (Kaynak: 'Yağma Suçunda Kastın Niteliği Tartışması ve İspat Yükü' başlıklı makale)