Bir delilin 'usulsüz olarak elde edilmesi' ile 'usulsüz olarak yaratılması' arasındaki farkı açıklayarak, her birinin yargılamadaki delil değerini belirtiniz.
Bir delilin 'usulsüz olarak elde edilmesi', var olan bir delilin hukuka aykırı yöntemlerle (örn. izinsiz dinleme, arama kurallarına uymama) ele geçirilmesidir. Bu tür deliller somut olayın özelliğine ve hak ihlalinin ağırlığına göre değerlendirilebilirse de, Anayasa m.38/6 ve CMK m.217/2 gereği hukuka aykırı elde edilmiş bulgular kural olarak delil olarak kabul edilemez. 'Usulsüz olarak yaratılması' ise, gerçekte var olmayan bir olayın veya durumun, kurgulanmış bir senaryo ile, genellikle yönlendirme, tahrik veya kasten suç işlettirme gibi yöntemlerle oluşturulmasıdır. Usulsüz olarak yaratılan bir delilin hiçbir şekilde delil olarak kabulü olanaklı değildir, çünkü bu durum adil yargılanma hakkının özüne saldırır. (Anayasa m.38/6, CMK m.217/2) (YHGK-K.2014/960) (Kaynak: 'Gizlice Alınan Ses, Görüntü ve Video Kaydının Delil Değeri Nedir?' başlıklı makale)