Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin ceza muhakemesinde kullanılmaması ilkesi (CMK m.217/2) telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi tedbirleri için nasıl uygulanır? Özellikle temel hak ihlali durumu nasıl değerlendirilir?
Hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin ceza muhakemesinde kullanılamayacağı ilkesi (Anayasa m.38/6, CMK m.217/2) telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi tedbirleri için de geçerlidir. Bir delil elde edilirken ihlal edilen kural, sanığın temel haklarını ihlal ediyorsa ve adil yargılanma ilkesi zedeleniyorsa, o delil hükme esas alınamaz. Örneğin, ifade alma ve sorgunun yasak usullerle gerçekleştirilmesi veya tanıklıktan çekinme hakkı olanlara bu hakkın hatırlatılmaması gibi durumlar 'delil elde etme yasağı' kapsamında temel hak ihlali oluşturur ve elde edilen deliller kullanılamaz. Ancak, basit şekle aykırılıklar (örneğin, arama sırasında hazır bulunması gereken kişilerin orada bulunmaması gibi) her zaman delilin kullanılmasına engel teşkil etmez, önemli olan hak ihlaline yol açıp açmadığıdır. (CMK m.217/2) (Kaynak: 'CMK Madde 137 Kararların Yerine Getirilmesi, İletişim İçeriklerinin Yok Edilmesi' başlıklı makale)