Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 137. maddesi gerekçesinde, dinleme ve kayda alma işlemlerinde toplanan bilgilerin yargısal değeri açısından 'ikrar delili' ve 'belirti delili' arasındaki fark nasıl açıklanmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #303517

CMK 137. Madde Gerekçesi'ne göre, gizlice yapılan telefon ve benzeri dinlemelerde, ilgilinin beyanda bulunması, ikrar delili değil, bir belirti delili olarak anlam kazanır. İkrar, suçun doğrudan doğruya ispatı açısından elverişli bir delil olduğu halde, belirti delili (emare delili), parmak izi gibi dolaylı bir ispat gücüne sahiptir ve başka delillerle bütünleşmeden tek başına ispat bakımından yeterli olmaz. Gerekçe, bu nedenle maddenin üçüncü fıkrasında kayıt ve saptamaların yargılamada sanığın ikrarına ilişkin delil olarak değerlendirilemeyeceğini belirtmiştir. Yani, bu tür kayıtlar tek başına sanığın ikrarı sayılamaz ve mahkumiyete esas teşkil edemez.