Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2010/7573 K. sayılı kararında, avukatlık ücret sözleşmesi imzalattığını kanıtlamak amacıyla müvekkilin sesini gizlice kaydeden avukatın eylemi ve bu kaydın noter aracılığıyla emanete alınması işlemi 'kişilik haklarına saldırı' oluşturmuş mudur? Kararın gerekçesini açıklayınız.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin bu kararında, davacı avukatın, önceki vekil edeni olan dava dışı A.'ün hile ile avukatlık ücret sözleşmesi imzalattığını kanıtlamak amacıyla, davacının evinde isteği dışında gizlice sesini kaydetmesi ve bu CD'yi davalı avukata vermesi eylemi incelenmiştir. Karar, 'gizlice kaydedilmiş CD'nin kanıt olarak kullanılamayacağını bilmesi gereken ve çözüm yaptırarak emanete aldıran davalılardan Avukat B.'in eylemi, amacı böyle olmasa bile davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur' şeklinde hükmetmiştir. Ayrıca, 'gizli yollardan ses kaydedilmesi, davacının gizli kalması gereken ve açıklanmasında kamu yararı bulunmayan özel yaşamı ile ilgili sırların dışarıya yansıtılması, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturur' denilmiştir. Noterin, Adalet Bakanlığı genelgelerine aykırı davranarak ceza soruşturmasına neden olabilecek konuda tespit yapması da kusurlu bulunmuştur. Bu karar, delil elde etme yönteminin hukuka aykırılığının kişilik haklarına saldırı teşkil edebileceğini açıkça ortaya koymaktadır.