Danıştay 16. Daire'nin 2015/4219 K. sayılı kararında, memurun zimmet suçunun ispatı amacıyla gizli kamera ile elde edilen kayıtların hukuka aykırı bulunması ve bu kayıtların tek başına delil niteliğinin olmadığı gerekçesi, 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' beraat gerekçesiyle nasıl ilişkilendirilmiştir?
Danıştay 16. Daire'nin bu kararında, zimmet suçundan yargılanan memur hakkında gizli kamera ile elde edilen kayıtların hukuka aykırı olduğu ve tek başına delil niteliği taşımadığı belirtilmiştir. Karar, Anayasa'nın 38. maddesi ve CMK'nın 206/2-a ile 217/2 maddeleri gereği hukuka aykırı delillerin hükme esas alınamayacağını vurgulamıştır. Yargılandığı ceza davasında, davacının 'yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması' (CMK m.223/2-e) gerekçesiyle beraat ettiği de göz önüne alınmıştır. Bu durum, hukuka aykırı delillerin yargılamadan dışlandığında, sanık aleyhine başka somut ve yasal delil kalmaması nedeniyle beraat kararının verildiğini göstermektedir. Yani, hukuka aykırı delillerin dışlanması, ispat yetersizliğine yol açmış ve beraatle sonuçlanmıştır.