Yargıtay'ın 'Gizli Kamera Yerleştirmek Suretiyle Memurun Zimmet Suçunun İspatı'na ilişkin Danıştay 16. Dairesi'nin 2015/4219 K. sayılı kararı hangi hukuki ilkeler ışığında verilmiştir? Bu karar, hukuka aykırı delil yasağını nasıl somutlaştırmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #303461

Danıştay 16. Dairesi'nin 2015/4219 K. sayılı kararı, gizli kamera yerleştirmek suretiyle elde edilen kayıtların tek başına delil niteliğinin olmadığına hükmetmiştir. Karar, 'hukuka aykırı şekilde elde edilmiş kayıtların tek başına delil niteliğinin olmadığı' ilkesini vurgulamıştır. Olayda, pulların akıbetini belirlemek için mahkeme personelince kaleme gizli kamera yerleştirilmesiyle elde edilen görüntüler, memurun zimmet suçunu ispatlamak için kullanılmıştır. Ancak, Anayasa'nın 38. maddesi ('Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez') ve CMK'nın 206/2-a ile 217/2 maddeleri nazara alınarak, bu kayıtların hukuka aykırı delil niteliği taşıdığı ve hükme esas alınamayacağı kabul edilmiştir. Ayrıca, yetkili makamlara başvurma imkanının varken bu yola başvurulmaması da hukuka aykırılığı pekiştirmiştir.