Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 'Planlı ve Gizli Alınan Ses Kaydının Delil Değeri Yoktur' ilkesini açıklayan 2018/39 E., 2020/485 K. sayılı kararı ışığında, ani gelişen durum ile planlı delil oluşturma arasındaki farkı değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #303424

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/39 E., 2020/485 K. sayılı kararı, 'kişinin kendisine karşı işlenmekte olan bir suçla ilgili olarak, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkânının olmadığı ani gelişen durumlarda karşı tarafla yaptığı konuşmaları kayda alması hâlinin hukuka uygun olduğunun kabulü zorunluluğunu' vurgular. Ancak kararda, katılanın sanığın kendisine hakaret ettiğini iddia ettiği olaydan bir gün sonra bu durumu delillendirmek maksadıyla sanıkla buluşma ayarlayıp konuşmayı gizlice kaydetmeye başlaması, konuşmayı yönlendirerek hakaret içeren sözler söyletmesi gibi durumların 'ani gelişen durum' kapsamında değerlendirilemeyeceği, sırf delil oluşturmak maksadıyla yapılan planlı kaydın hukuka aykırı olduğu ve delil olarak kullanılamayacağı belirtilmiştir (CMK m.217).