Türk Ceza Kanunu'nda düzenlenen 'Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu'nun (TCK m.132) hangi durumlarda meydana geldiğini ve bu suçun 'Özel Hayatın Gizliliğini İhlal' suçundan farkını açıklayınız.
Haberleşmenin Gizliliğini İhlal Suçu (TCK m.132), iki kişi arasındaki telefon, internet uygulamaları, e-mail yoluyla yapılan iletişimin gizlice/izinsiz bir şekilde üçüncü kişiler tarafından dinlenmesi veya kayda alınması halinde oluşur. İletişimin taraflarından biri görüşmeyi diğer tarafın rızası dışında gizlice kayda almasına rağmen bu kaydı üçüncü kişilerle paylaşmadığı takdirde suç oluşmaz. Özel hayatın gizliliğini ihlal suçu (TCK m.134) ise daha genel nitelikte olup, özel hayata ilişkin bir olay veya bilginin izinsiz elde edilmesi, kaydedilmesi veya ifşa edilmesiyle oluşur. TCK m.134, diğer özel suçlardan biri işlenmişse içtima kuralları gereği uygulanmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/18859 sayılı kararında, telefon görüşmesi içeriğinin diğer tarafın rızası olmaksızın üçüncü kişiye gönderilmesi haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu olarak nitelenmiştir.