CMK m. 137 uyarınca, telekomünikasyon yoluyla iletişimin denetlenmesi tedbirine, işlemin başladığı ve bitirildiği tarih ve saati ile işlemi yapanın kimliğini içeren bir tutanakla saptanması gerektiği belirtilmiştir. Bu tutanağın düzenlenmemesi, elde edilen delili hukuka aykırı hale getirir mi?
Bu durum, bir 'mutlak hukuka aykırılık' hali değildir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 26.06.2007 gün ve 147-159 sayılı kararında belirtilen ilkeye göre, delil elde edilmesine ilişkin olarak ihlal edilen kural, temel bir hak ihlaline neden olmuyor ve adil yargılanma ilkesini zedelemiyorsa, delilin yargılamada değerlendirilmesine engel oluşturmaz. Tutanak düzenlenmemesi, bir 'nispi hukuka aykırılık' veya 'şekli eksiklik' olarak değerlendirilebilir. Eğer dinlemenin kendisi usulüne uygun bir mahkeme kararına dayanıyorsa, sadece bu tutanağın eksikliği delili tek başına geçersiz kılmaz. Ancak bu durum, savunma tarafından ileri sürüldüğünde mahkemenin bu eksikliği gidermesi veya değerlendirmesi gerekir.