Danıştay 15. Dairesi'nin 2015/413 Karar sayılı dosyasında, yanlış/hatalı teşhis ve tedavi neticesinde meydana gelen ölüm olayında Devletin (Sağlık Bakanlığı'na bağlı bir sağlık kuruluşunun) sorumluluğu nasıl değerlendirilmiştir? Özellikle 'hizmet kusuru' kavramı kapsamında, sağlık hizmetinin organizasyonundaki eksiklikler ve dil problemi gibi hususların illiyet bağı üzerindeki etkilerini tartışınız. Karbonmonoksit zehirlenmesi olayında hangi eksiklikler Devletin sorumluluğunu doğurmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #302913

Danıştay 15. Dairesi'nin 2015/413 Karar sayılı dosyasında, yanlış/hatalı teşhis ve tedavi sonucu meydana gelen ölüm olayında Devletin sorumluluğu 'hizmet kusuru' ilkesi kapsamında değerlendirilmiştir. İdarenin, kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina ve tesislerde, hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütmekle yükümlü olduğu vurgulanmıştır. **Hizmet Kusuru ve İlliyet Bağı**: Olayda, karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle acil servise gelen hastaların vefat etmesinde sunulan sağlık hizmetinin kusurlu işletilmesi neden olarak gösterilmiştir. İdarenin sorumluluğunu doğuran temel eksiklikler şunlardır: 1. **Laboratuvar İmkanlarının Yetersizliği**: Devlet Hastanesi statüsünde olmasa dahi, ilçede yer alan Sağlık Bakanlığına bağlı en büyük kuruluşta kan tahlilinin yapılamıyor olması (kanların 40 km uzaklıktaki hastaneye taşınması ve sonucun en erken 35 saat sonra elde edilmesi) başlı başına hizmet kusuru oluşturmuştur. İç Hizmet Yönergesinde laboratuvar hizmetlerinin 24 saat esasına göre yürütülmesi gerektiği açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen bu kurala uyulmamıştır. 2. **Yetersiz Anamnez (Hasta Öyküsü)**: Hastaların Türkçe bilmemeleri nedeniyle öykülerinin yeterli düzeyde alınmaması (yapılan iş, kalınan ortam ile ilgili bilgiler) hizmet kusuru olarak kabul edilmiştir. Zira tam bir anamnez alınsaydı karbonmonoksit zehirlenmesinden şüphelenilebileceği belirtilmiştir. 3. **Hatalı Teşhis ve Tedavi**: Müdahil doktorun kusma ve karın ağrısı şikayetlerinden hareketle gıda zehirlenmesinden şüphelenerek hastaları sadece 3 saat müşahede altında tutup herhangi bir medikal tedavi uygulamadan taburcu etmesi, yeterli özenin gösterilmediğini ortaya koymuştur. Danıştay, bu hususların yapılmamasının hasta için gereken özenin gösterilmediğini, sunulan sağlık hizmetinin 'bariz fonksiyon bozukluğu' içerdiğini ve 'organizasyon eksikliği'ni bünyesinde barındırdığını belirtmiştir. Bu durum, ölen kişilerin uygun tıbbi bakıma erişim hakkından mahrum bırakılması nedeniyle 'Yaşam Hakları'nın ihlal edildiğini göstermektedir. Anayasa'nın 125. maddesine göre idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmü uyarınca, maddi tazminat talebi hakkında bilirkişi marifetiyle hesap yapılması gerektiği, maddi tazminat talebinin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararında hukuka uygunluk bulunmadığına karar verilmiştir. Böylece, Devletin sağlık hizmetlerindeki organizasyon ve işleyiş eksiklikleri doğrudan hizmet kusuru olarak değerlendirilerek sorumluluğu ortaya konulmuştur.