CMK Madde 183'te düzenlenen ses ve görüntü kaydı yasağı, bir davada delil olarak sunulmak üzere gizlice yapılmış bir ses veya görüntü kaydının mahkemede kullanılmasına engel teşkil eder mi? Bu tür delillerin hukuka uygunluğu nasıl değerlendirilir?
CMK Madde 183, öncelikle adliye binası ve duruşma salonundaki kayıt düzenini sağlamaya yöneliktir. Bir davada delil olarak sunulmak üzere gizlice yapılmış bir ses veya görüntü kaydının hukuka uygunluğu ise CMK m.206/2-a ve m.217/2 ('Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir') hükümleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Gizlice elde edilen kayıtlar genellikle hukuka aykırı delil kabul edilir. Ancak Yargıtay'ın bazı kararlarında, özellikle başka türlü ispat imkanı olmayan ve kişinin kendisine veya yakınlarına yönelik devam eden veya tekrarlama olasılığı yüksek bir haksız saldırıyı (örneğin tehdit, hakaret) kaydetmesi durumunda, bu tür kayıtların 'meşru savunma' veya 'zorunluluk hali' benzeri bir durumla hukuka uygun hale gelebileceği ve delil olarak kullanılabileceği kabul edilmektedir. CMK m.183, bu genel delil değerlendirme kuralını doğrudan etkilemez; yani CMK m.183 yasağına rağmen bir kayıt gizlice yapılmışsa, bu kaydın delil değeri, genel 'hukuka aykırı delil' prensipleri ve Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirilir. Eğer kayıt, CMK m.183'e aykırı olarak duruşma sırasında gizlice yapılmışsa, bu hem m.183'ün ihlali hem de potansiyel olarak hukuka aykırı bir delil elde etme yöntemi olarak değerlendirilebilir. Ancak kaydın içeriği ve elde edilme koşulları, delil olarak kabul edilip edilmeyeceğinde belirleyici olacaktır.