Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2017/370 sayılı kararında, FETÖ/PDY'nin kullandığı ByLock iletişim sistemine MİT tarafından erişilip verilerin adli makamlara sunulması, CMK m.135 (iletişimin dinlenmesi) kapsamında bir 'önleme dinlemesi' olarak mı, yoksa CMK m.134 (bilgisayarlarda arama) kapsamında bir işlem olarak mı değerlendirilmiştir? Bu ayrımın hukuki sonucu nedir?
YCGK 2017/370 sayılı kararında, MİT tarafından temin edilen ByLock'a ilişkin dijital materyallerin ve bu materyallere ilişkin teknik analiz raporunun Cumhuriyet Başsavcılığına ulaştırılması üzerine, Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği tarafından CMK m.134 (bilgisayarlarda, bilgisayar programlarında ve kütüklerinde arama, kopyalama ve elkoyma) gereğince verilen 'inceleme, kopyalama ve çözümleme' kararına istinaden yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu belirtilmiştir. Bu işlem, CMK m.135 (iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması) veya 2937 sayılı Kanun'un 6. maddesi (önleme dinlemesi) kapsamında anlık veya geleceğe yönelik bir dinleme faaliyeti olarak değil, mevcut dijital verilerin incelenmesi olarak kabul edilmiştir. Bu ayrımın hukuki sonucu, delilin elde edilme yönteminin yasallığı ve CMK'daki farklı koruma tedbirlerine ilişkin usul kurallarının doğru uygulanıp uygulanmadığı açısından önemlidir. CMK m.134'e dayandırılması, işlemin niteliğini geçmişe dönük bir veri incelemesi olarak tanımlamaktadır.