Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 'Yanlış İğne Yapılması, Enjeksiyon Hatası Nedeniyle Tazminat Davası'na ilişkin 2018/5002 Karar sayılı dosyasında, enjeksiyon sonrası gelişen nöropati nedeniyle doktorun ve hastanenin sorumluluğu nasıl değerlendirilmiştir? Hükme esas alınan Adli Tıp raporunun yetersiz bulunma nedenlerini ve Yargıtay'ın bu tür davalarda aradığı bilirkişi raporu özelliklerini detaylıca açıklayınız. Komplikasyonun öngörülebilirliği ve özen borcu arasındaki ilişkiyi tartışınız.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/5002 Karar sayılı dosyasında, yanlış iğne yapılması nedeniyle sağ siyatik sinir zedelenmesi (nöropati) tespit edilen davacının açtığı tazminat davasında, doktorun ve hastanenin sorumluluğu ve bilirkişi raporunun niteliği ele alınmıştır. Dava, vekalet sözleşmesine dayalıdır ve hekimin en hafif kusurundan bile sorumlu olduğu ilkesi vurgulanmıştır. **Hükme Esas Alınan Adli Tıp Raporunun Yetersiz Bulunması**: Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporunda, enjeksiyon sonucu gelişen bulguların enjeksiyon nöropatisi ile uyumlu olduğu, ancak tıbbi belgelerde enjeksiyonun yanlış yere uygulandığına dair kayıt bulunmadığı, enjeksiyonun doğru bölgeye uygulanması durumlarında dahi nöropatinin gelişebileceği ve bunun 'enjeksiyon uygulamalarının beklenebilir komplikasyonu' olarak değerlendirildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Yargıtay, davacının rapora itirazına rağmen mahkemenin ek rapor almaması nedeniyle bu raporu yetersiz bularak bozma kararı vermiştir. **Komplikasyonun Öngörülebilirliği ve Özen Borcu Arasındaki İlişki**: Raporun enjeksiyon nöropatisini 'beklenebilir bir komplikasyon' olarak nitelendirmesi, hekimin kusursuz olduğu anlamına gelmez. Hekimin özen borcu, olası komplikasyonları öngörmek, bunları hastaya aydınlatmak ve bu komplikasyonların oluşmasını önlemek için gerekli tüm tedbirleri almaktır. Eğer komplikasyon, hekimin özen eksikliği, yanlış uygulama (yanlış yere iğne yapma gibi) veya gerekli önlemleri almama nedeniyle ortaya çıkmışsa, bu artık 'malpraktis' kapsamına girer ve hekim sorumlu olur. **Bozma Gerekçesi ve Aranan Bilirkişi Raporu Özellikleri**: Yargıtay, eksik incelemeye dayanılarak hüküm kurulamayacağını belirtmiş ve şu hususlarda yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini karara bağlamıştır: * Üniversite Öğretim Üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman, akademik kariyere sahip üç kişilik bilirkişi kurulundan rapor alınmalıdır. * Raporda, davacıya uygulanan enjeksiyonun **usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı** ile ilgili tüm bilgi ve belgeler, hastane kayıtları, filmler ve epikrizler değerlendirilmelidir. * Hastada oluşan hasarın, 'enjeksiyonun hatalı uygulanması'na bağlı olarak gelişip gelişemeyeceği ve bunların gelişme olasılıkları irdelenmelidir. * Kas içine ve usulüne uygun olarak yapılan bir enjeksiyon sonrasında 'nöropati' gelişmesinin mümkün olup olamayacağı, mümkünse, bu durumun meydana getireceği bulguların neler olduğu açıklanmalıdır. * Enjeksiyon öncesinde yapılması gereken muayenenin ve sonrasında gereken tüm tıbbi müdahalelerin yapılıp yapılmadığı üzerinde durulmalı ve irdelenmelidir. * Olayda davalıya ve davalı hastane çalışanlarına atfı kabil bir kusur bulunup bulunmadığı konusunda, nedenlerini açıklayıcı, taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalıdır. Bu karar, 'komplikasyon' olarak nitelendirilen bir durumun dahi, altında yatan tıbbi uygulama hatası veya özen eksikliği olup olmadığı yönünden titizlikle incelenmesi gerektiğini ve bilirkişi raporlarının bu incelemeyi detaylı ve ikna edici bir şekilde yapması gerektiğini vurgulamaktadır.