Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/7895 Karar sayılı dosyasında, bademcik ameliyatı sonrası kanama komplikasyonu ve aydınlatılmış onamın yeterliliği nasıl değerlendirilmiştir? Ameliyat riskleri içeren onam formuna rağmen, doktorun sonraki süreçte başka bir hastanede yapılan operasyonla ilgili muhtemel komplikasyonlar için aydınlatma yükümlülüğünün bulunup bulunmadığı hususunu tartışınız.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/7895 Karar sayılı dosyasında, bademcik ameliyatı sonrası kanama şikayetleri ve bunun sonucunda oluşan ciddi sağlık sorunları (dilin kesilmesi, dişlerin sökülmesi, konuşma zorluğu, vücudun sağ tarafını kullanamama) iddiasıyla açılan tazminat davası ele alınmıştır. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, ancak Yargıtay Dairesi tarafından aydınlatılmış onamın yeterliliği noktasında önceki bozma kararı verilmiş, ardından davalının karar düzeltme talebi üzerine hüküm onanmıştır. **Aydınlatılmış Onamın Yeterliliği**: Dairemizce verilen bozma kararında, hasta onam formunun 'ameliyatın riskleri' bölümünde ameliyattan sonra ilk iki hafta içinde kanama oluşabileceği, tekrar müdahale edilebileceği ve kan transfüzyonu gerekebileceği hususlarının açıkça yazılmış olmasına rağmen, hastanın 'bu komplikasyon sonrası yoğun bakımda kalabileceği, sağ tarafını gereği gibi kullanamayabileceği, dilinin kesilip, dişlerinin sökülebileceği' hususlarının formda açıkça yazılmadığı, bu durumda hastanın kanama sonrası yaşadığı sağlık sorunları ile ilgili yeterince aydınlatılmadığı ve hasta onam formunun yetersiz olduğu belirtilmiştir. **Karar Düzeltme ile Hükmün Onanması ve Doktorun Aydınlatma Yükümlülüğünün Sınırları**: Davalı doktorun karar düzeltme talebi üzerine, Daire bu kez hükmün onanmasına karar vermiştir. Onama gerekçesi şöyledir: 'Davalı doktorun yaptığı müdahale ile ilgili kanama risklerini belirtir onamı aldığı, sonraki süreçteki başka bir hastanede başka hekimle yapılan operasyonla ilgili olaya özgü muhtemel komplikasyonlara ilgili ayrıntılı onamında bu davalı doktorca alınmasının beklenemeyeceği dikkate alınarak hükmün onanması gerekmiştir.' Bu karar düzeltme ile, doktorun aydınlatma yükümlülüğünün kapsamı ve sınırları netleştirilmiştir: * Doktorun kendi yapacağı ameliyat ve bunun doğrudan sonuçları olan komplikasyonlar konusunda hastayı aydınlatması zorunludur. * Ancak, ameliyat sonrası oluşan komplikasyonun (kanama) sevk edildiği başka bir hastanede başka hekimler tarafından yapılan müdahaleler (örneğin dilinin kesilmesi, dişlerinin sökülmesi) sonucunda ortaya çıkan ikincil komplikasyonlar için ilk ameliyatı yapan doktorun ayrıca aydınlatma yükümlülüğü bulunmadığı kabul edilmiştir. Zira bu ikincil müdahaleler, başka bir hekimin sorumluluk alanına girmekte ve o hekimin kendi aydınlatma yükümlülüğünü doğurmaktadır. Dolayısıyla, doktorun aydınlatma yükümlülüğü, kendi müdahalesinin doğrudan öngörülebilir riskleri ve komplikasyonları ile sınırlıdır; başka bir sağlık kuruluşunda ve başka hekimler tarafından yapılan müdahalelerden kaynaklanan müteakip komplikasyonlar için bu yükümlülük, ilgili yeni müdahalede bulunan hekime geçer.