Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/155 Karar sayılı dosyasında, kamu görevlisi doktorun sezaryen ameliyatı sırasında gazlı bez unutulması eylemi 'hizmet kusuru' olarak değerlendirilerek husumetin idareye yöneltilmesi gerektiği sonucuna nasıl varılmıştır? Anayasa'nın 40/3, 125/son, 129/5. maddeleri ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 13. maddesi çerçevesinde 'görevle ilgili yetkileri kullanırken işlenen kusur' kavramının geniş yorumunu ve bunun hukuki sonuçlarını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #302838

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/155 Karar sayılı dosyasında, kamu görevlisi doktorun sezaryen ameliyatı sırasında gazlı bez unutulması eylemi 'hizmet kusuru' olarak değerlendirilerek husumetin idareye yöneltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu karar, kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin anayasal ve yasal düzenlemelerin yorumlanmasında önemli bir yaklaşımı ortaya koymaktadır. **Anayasal ve Yasal Dayanaklar**: * **Anayasa m.40/Ek Fıkra**: Kişinin, resmi görevliler tarafından vaki haksız işlemler sonucu uğradığı zararın Devletçe tazmin edileceğini, Devletin ilgili görevliye rücu hakkının saklı olduğunu belirtir. * **Anayasa m.125/1 ve Son Fıkra**: İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğunu ve idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğunu hükme bağlar. * **Anayasa m.129/5**: Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabileceğini düzenler. * **657 sayılı Devlet Memurları Kanunu m.13**: Anayasa'ya paralel olarak, kamu hukukuna tabi görevlerle ilgili olarak uğranılan zararlardan dolayı ilgili kurum aleyhine dava açılacağını, kurumun sorumlu personele rücu hakkının saklı olduğunu belirtir. Bu hükümlerin temel amacı, memurların yargı tehdidi altında kalmadan kamu hizmetlerini yürütmesini sağlamak ve zarar görenlere daha güçlü bir muhatap (Devlet) sunmaktır. **'Görevle İlgili Yetkileri Kullanırken İşlenen Kusur' Kavramının Yorumu**: Kurul, Anayasa'nın 129/5. maddesindeki 'yetkilerini kullanırken işledikleri kusur' ifadesini geniş yorumlamıştır. Buna göre: * Zarar, memur veya diğer kamu görevlisi tarafından 'görevini yerine getirirken' ve 'görevle ilgili yetkilerini kullanırken' gerçekleştirilmişse, bu eylem 'görevle ilgili' sayılır. Eylem ile zarar arasında 'işlevsel (görevsel) bir bağ' bulunmalıdır. * Kamu görevlisinin, hizmet içinde veya hizmetle ilgili olmak üzere tutum ve davranışının suç oluşturması, ağır kusur işlemesi veya kötü niyetle bir kişiye zarar vermesi halinde dahi, bu durum, aynı zamanda yönetimin gözetim ve iyi eleman seçme yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle 'hizmet kusuru' da sayılmalı ve bu nedenle açılacak dava idareye yöneltilmelidir. * Kusurun kasten veya ihmalen işlenmiş olması bu ayrımı değiştirmez. Yani, 'kusur' ifadesi hem kastı hem de ihmali kapsar. **Somut Olayın Değerlendirilmesi**: Davacının iddiası, doktorun sezaryen ameliyatı sırasında gazlı bez unutulması nedeniyle dikkatsizlik ve tedbirsizliğinden dolayı ikinci kez ameliyat edildiğine ilişkindir. Bu eylem, doktorun görevi sırasında ve yetkisini kullanırken işlediği bir kusura (ihmale) dayanmaktadır. Eylem görevle ilgili olduğundan ve hizmet kusuru niteliğinde bulunduğundan, eldeki davada husumet doğrudan kamu görevlisine değil, idareye düşmektedir. Yerel mahkemenin davalı doktor A.Y. hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerektiği gözetilmeyerek işin esasını incelemesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Bu karar, kamu görevlilerinin görevle bağlantılı eylemlerinden doğan zararlarda idarenin asıl sorumlu olduğunu ve davanın idareye karşı açılması gerektiğini bir kez daha teyit etmiştir.