Yargıtay'ın Hamilelik (Gebelik) Sırasında Tespit Edilemeyen Anomali davasında (13. HD - K.2018/6388), doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcu çerçevesinde hangi hususlarda eksik inceleme yapıldığına hükmetmiştir? Özellikle genetik anomalilerin tespiti için yapılması gereken testlerin yeterliliği ve rahim tahliyesi imkanı konusundaki değerlendirme yetersizliklerini açıklayınız. Bilirkişi raporunun denetime elverişliliği açısından hangi kriterlere dikkat çekilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #302821

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2018/6388 Karar sayılı dosyasında, gebelik takibinde Down Sendromu gibi anomalinin tespit edilememesi nedeniyle açılan davada, doktorun vekalet sözleşmesinden kaynaklanan özen borcu temel alınmıştır. Vekil konumundaki sağlık personelinin hastanın zarar görmemesi için tüm mesleki şartları yerine getirmesi, durumunu zamanında saptayıp gerekli önlemleri alması gerektiği vurgulanmıştır. Yargıtay, davalı doktorun özen borcuna aykırı davrandığı iddiasına dayanarak, eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğini belirtmiştir. **Eksik İnceleme Yapılan Hususlar**: Mahkemenin, Adli Tıp Genel Kurulu'ndan alınan rapordaki anneye zamanında ve gerekli tüm testlerin yapıldığı, çocuktaki anomalilerden sadece yarık dudak sendromunun ultrason ile görülebileceği ve bu anomalilerin tıbbi tahliye endikasyonuna uygun olmadığı yönündeki kanaate dayanarak davanın reddine karar vermesi, davacının itirazlarına rağmen yetersiz bulunmuştur. Yargıtay, özellikle şu hususlarda eksik inceleme yapıldığını tespit etmiştir: 1. **Yapılan Testlerin Yeterliliği ve Anomalinin Belirlenmesi**: Bebekteki hastalığın (holoprozsefali gibi) yapılan testler sonucu belirlenip belirlenemeyeceği, özellikle davacı annenin geçmiş öyküsü de değerlendirilmek suretiyle, testler sonucu belirlenebilecek anomalilerin rahim tahliyesine imkan verip veremeyeceği hususları yeterince tartışılmamıştır. 2. **Bilirkişi Raporunun Niteliği**: Dosyada iki ayrı Adli Tıp Kurumu raporu bulunmasına rağmen, bu raporların davacının itirazlarını karşılamadığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı belirtilmiştir. Yetersiz bilirkişi raporuyla hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. **Bilirkişi Raporunun Denetime Elverişliliği Kriterleri**: Yargıtay, uyuşmazlığın çözümü için 'Üniversite Öğretim Üyelerinden oluşturulacak, konusunda uzman, akademik kariyere sahip yeni bir bilirkişi kurulundan, Yargıtay, mahkeme ve taraf denetimine elverişli bir rapor' alınması gerektiğini vurgulamıştır. Bu raporun, sorulara yeterli düzeyde yanıt vermesi, eksiksiz, anlaşılır ve doyurucu nitelikte olması gerekmektedir. Raporda, gebelik takibi sürecinde gerekli testlerin yapılıp yapılmadığı, sonuçların hekim tarafından nasıl değerlendirildiği, ve anomalilerin rahim tahliyesi için tıbbi bir gerekçe oluşturup oluşturmadığı gibi hususların ayrıntılı olarak incelenmesi beklenmektedir. Bu karar, doktorun sadece rutin testleri yapmakla kalmayıp, hastanın özel öyküsü ve mevcut bilgiler ışığında ek testleri yapma ve elde edilen sonuçları doğru yorumlama yükümlülüğünü ve bu süreçte oluşan olası hataların hukuki sorumluluğunu vurgulamaktadır. Ayrıca, sağlık alanındaki davalarda bilirkişi raporlarının kalitesinin ve denetime elverişliliğinin yargılamadaki kritik önemini bir kez daha ortaya koymuştur.