Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin lazer epilasyon (güzellik uygulaması) nedeniyle açılan tazminat davasında, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin eser sözleşmesi olarak kabul edilmesinin gerekçelerini açıklayınız. Eser sözleşmesinde yüklenicinin ('doktor'un) 'sonuç sorumluluğu' prensibi nasıl yorumlanmıştır? Davalı doktorun kusurlu bulunma nedenleri ve manevi tazminata hükmedilmesinin gerekçelerini belirtiniz.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 2015/15750 Karar sayılı dosyasında, lazer epilasyon gibi güzellik uygulamaları nedeniyle açılan tazminat davasında, taraflar arasındaki akdi ilişki Borçlar Kanunu'nun 470. maddesi (eski BK m.355) ve devamı maddelerinde düzenlenen **eser sözleşmesi** olarak kabul edilmiştir. **Eser Sözleşmesi Kabul Edilmesinin Gerekçeleri**: Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli özellik, yüklenici tarafından **belli bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdü**dür. Lazer epilasyonda, tüylerin tamamen bitmesi gibi belirli bir estetik sonucun elde edilmesi amaçlandığından, bu işlem vekalet sözleşmesinin konusunu oluşturan bir iş görme niteliğinde olmayıp, sonucun garanti edildiği bir 'eser' yaratma amacını taşır. Bu nedenle, tarafların iradesine ve işin mahiyetine uygun olarak eser sözleşmesi hükümlerinin uygulanması kabul edilmiştir. **Yüklenicinin 'Sonuç Sorumluluğu' Prensibi**: Eser sözleşmesinde yüklenici (bu durumda lazer epilasyon uygulayan doktor/tıp merkezi), eseri meydana getirmekle ve onu teslim etmekle yükümlüdür. İşin uzmanı olan yüklenici, işi 'sadakat ve özen borcu' gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla yükümlüdür. Eğer eser (burada lazer epilasyon sonucu), sözleşmede kararlaştırılan niteliklere veya iş sahibinin beklediği amaca uygun değilse veya lüzumlu bazı vasıflardan yoksunsa, ayıplı ifa edilmiş sayılır. Yüklenici, belli bir sonucu taahhüt ettiğinden, bu sonucun gerçekleşmemesi veya ayıplı gerçekleşmesinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. **Davalı Doktorun Kusurlu Bulunma Nedenleri ve Manevi Tazminat**: Somut olayda, davacı iş sahibinin istediği sonuca ulaşılamadığı ve vücudunda yanıklar meydana geldiği tespit edilmiştir. Mahkeme, 'Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan raporun manevi tazminat yönünden hükme esas alınacak nitelikte olmadığı' ve ceza yargılaması kapsamında düzenlenen geçici raporlarda 'lazer epilasyona bağlı yanık oluştuğu' belirtildiği, tanık beyanlarının da davacının yanıklar içerisinde olduğunu teyit ettiği görülmüştür. Bu durumda: * Davalıların uyguladığı hatalı lazer epilasyon işlemi sonucunda davacının istediği sonuca ulaşamadığı. * Davacının vücudunda yanıkların meydana geldiği ve çektiği sıkıntı ve ızdırap. Bu gerekçelerle, davacı lehine uygun oranda manevi tazminata karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Zira kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğramıştır. Hakim, manevi tazminat miktarını tayin ederken eylemin özelliği, tarafların kusur oranı, sıfatı, ekonomik ve sosyal durumlarını dikkate almalı ve takdir hakkını hakkaniyete göre kullanmalıdır (TMK m.4).