Bir tıbbi müdahale sonucunda istenmeyen bir sonucun ortaya çıkması her zaman doktorun sorumluluğunu gerektirir mi? Türk hukukunda 'komplikasyon' kavramını tanımlayarak malpraktis ile arasındaki farkı açıklayınız. Komplikasyon halinde doktorun sorumluluğu olup olmadığını, bu konuda hastanın aydınlatılmasının önemini ve Yargıtay'ın yerleşik içtihadını değerlendiriniz.
Bir tıbbi müdahale sonucunda istenmeyen bir sonucun ortaya çıkması her zaman doktorun sorumluluğunu gerektirmez. Türk hukukunda 'komplikasyon', doktorun bilgi veya beceri eksikliğinden kaynaklanmayan, tıbbi standartlara uyulmasına rağmen önlenemeyen ve istenmeyen sonuçlardır. Malpraktis ise, doktorun bilgisizlik, deneyimsizlik veya ilgisizliği nedeniyle tıbbi standartlara aykırı yapılan hatalı bir uygulamadır. **Farkı**: Malpraktis, hekimin kusurlu bir davranışının sonucudur; komplikasyon ise, tıp biliminin öngördüğü normal riskler ve sapmalar çerçevesinde, hekimin gerekli dikkat ve özeni göstermesine rağmen ortaya çıkan, kusur atfedilemeyecek bir durumdur. **Sorumluluk**: Komplikasyon halinde doktorun sorumluluğu kural olarak doğmaz. Ancak, bu durumun istisnası, doktorun hastayı olası komplikasyonlar konusunda yeterince aydınlatmamış ve onayını almamış olmasıdır. Yargıtay yerleşik kararlarında belirtildiği üzere, hasta tıbbi uygulama sırasında ve sonrasında kusur olmadan da oluşabilecek istenmeyen sonuçları (komplikasyonları) bilirse ve uygulamaya onay verirse, tıbbi müdahale hukuka uygun olur. Hastada oluşan zararlı sonuç öngörülemiyor ve önlenemiyorsa veya öngörülebilse bile (hastanın yeterince aydınlatılmış, onayı alınmış olması ve uygulamada kusur olmaması şartı ile) önlenemiyorsa, bu durumun komplikasyon olarak kabulü gerekir. Bu noktada, tıbbi standartlardan sapılmaması, mesleki tecrübe kurallarına riayet edilmiş olması ve komplikasyon sonrası yönetim sürecinin de tıp kurallarına uygun olması gerekmektedir. Aydınlatma yükümlülüğü hekime aittir ve bunun ispat yükü de hekimdedir.