Tıbbi malpraktis davalarında görevli mahkemenin belirlenmesinde hangi kriterler esas alınır? Bağımsız çalışan doktor, özel hastane, kamu hastanesi ve doktorun sigorta şirketi aleyhine açılacak davalarda görevli mahkemeleri Türk hukuk mevzuatına göre ayrı ayrı belirtiniz ve bu farklılaşmanın hukuki dayanağını açıklayınız.
Tıbbi malpraktis davalarında görevli mahkeme, davanın niteliğine ve davalıya göre değişir: 1. **Bağımsız Çalışan Doktorlar ve Özel Hastaneler Aleyhine**: Vekalet veya eser sözleşmesine dayanılan hallerde görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi'dir (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.3/1-L). Bu, sağlık hizmetini alan kişinin 'tüketici' sıfatıyla korunması amacına dayanır. 2. **Kamu Hastaneleri veya Sağlık Kuruluşları Aleyhine**: Devlet hastanesi, devlet üniversitesi hastanesi, araştırma hastanesi gibi kamu kurumlarına karşı açılan tıbbi malpraktis davalarında görevli mahkeme İdare Mahkemesi'dir. Bu davalar 'tam yargı davası' olarak adlandırılır ve hukuki dayanağı idare hukukundaki 'hizmet kusuru' kavramıdır (Anayasa m.129/5, İYUK m.13). Kamu memuru statüsündeki doktor aleyhine doğrudan tazminat davası açılamaz, dava ilgili kamu kurumuna karşı açılır. 3. **Doktorun Sigorta Şirketine Karşı**: Doktorun tıbbi kötü uygulamaya ilişkin zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesine dayanarak sigorta şirketine karşı açılacak davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir (6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.4/1-a). Bu, sigorta sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir dava olarak kabul edilmesindendir. Farklılaşmanın hukuki dayanağı, Türk yargı sisteminin yargı kollarına (adli, idari) ve davanın temelindeki hukuki ilişkiye (tüketici işlemi, idari eylem, ticari ilişki) göre belirlenmesidir.