Tıbbi malpraktis nedeniyle doktorun cezai sorumluluğu söz konusu olduğunda, 'taksir' kavramı nasıl anlaşılmalıdır ve bu, kasıttan nasıl ayrılır?
Taksir, TCK m.22'de 'dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi' olarak tanımlanır. Tıbbi malpraktiste taksir, doktorun mesleki bilgi, beceri ve deneyiminin gerektirdiği dikkat ve özeni göstermeyerek hastaya zarar vermesi anlamına gelir. Örneğin, yanlış teşhis, hatalı tedavi, ameliyatta alet unutma gibi durumlar genellikle taksirle işlenir. Kasıt ise (TCK m.21), suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Malpraktis vakalarında genellikle kasıt değil taksir söz konusudur; yani doktorun hastaya zarar verme amacı yoktur, ancak özensizliği nedeniyle zarar oluşur. Eğer zarar kasıtlı bir eylemle verilmişse, bu artık malpraktisin ötesinde kasten yaralama veya kasten öldürme gibi suçları gündeme getirir.