Bir yağma eyleminde, fail mağdurun sadece cep telefonunu almış, ancak mağdurun cebinde bulunan ve çok daha değerli olan cüzdanına dokunmamıştır. Fail savunmasında, 'Amacım sadece telefonunu almaktı, başka bir şey istemedim' demiştir. Bu durum, TCK m. 150/2'deki 'malın değerinin azlığı' indiriminin uygulanmasında dikkate alınabilir mi? 'Daha fazlasını alma imkanı varken daha azıyla yetinme' halinin hukuki anlamını tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30231

Evet, bu durum 'malın değerinin azlığı' indiriminin uygulanmasında hâkim tarafından dikkate alınabilecek önemli bir kriterdir. Yargıtay içtihatlarında, TCK m. 150/2'deki 'değer azlığı' indirimi uygulanırken, sadece alınan malın objektif değerine değil, aynı zamanda 'failin daha fazlasını alma imkanı varken almaması' durumuna da bakılması gerektiği kabul edilmektedir. Bu durumun hukuki anlamı şudur: 1) Kastın Sınırlılığı: Failin kastının, tüm malvarlığını hedef alan genel bir yağma kastı değil, sadece belirli ve değeri az olan bir mala yönelik 'sınırlı' bir kast olduğunu gösterir. Bu, failin haksızlık iradesinin daha az yoğun olduğuna bir işarettir. 2) Haksızlık İçeriğinin Azalması: Mağdurun, tüm değerli eşyalarını kaybetme riski varken, sadece değeri daha az olan birini kaybetmiş olması, eylemin mağdur açısından yarattığı somut zararı ve dolayısıyla suçun toplam haksızlık içeriğini azaltır. Hâkim, bu durumu, fail lehine bir takdir nedeni olarak değerlendirerek, TCK m. 150/2'deki indirimi uygulama eğiliminde olacaktır. Eğer fail, mağdurun üzerindeki her şeyi alma niyetindeyken, sadece telefonu alabilmiş olsaydı (örneğin, polis geldiği için), bu indirimden yararlanamazdı. Ancak burada, kendi iradesiyle daha azıyla yetinmesi, lehine bir yorumu haklı kılar.