Metinde, 5237 sayılı TCK'da 'failin, itiyadi suçlu, suçu meslek edinen kişi ve örgüt mensubu suçlu olup olmamasına göre, TCK’nın 58’inci maddesi uygulama alanı bulabilecektir' denilmiştir. Bu üç fail tipi (itiyadi suçlu, suçu meslek edinen, örgüt mensubu) ile TCK m. 58'deki 'tekerrür' arasındaki temel fark nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30230

Bu kavramlar, failin tehlikeliliğini ve suç işleme eğilimini ifade etseler de, aralarında önemli hukuki farklar vardır. - Tekerrür (TCK m. 58): Tamamen 'şekli' bir koşula bağlıdır. Failin, kesinleşmiş bir mahkumiyetten sonra, kanunda belirtilen süreler içinde yeniden kasıtlı bir suç işlemesi yeterlidir. Failin kişiliği, yaşam tarzı veya suç işleme alışkanlığı araştırılmaz. Kesinleşmiş bir mahkumiyetin varlığı ve yeni bir suçun işlenmesi, tekerrürün uygulanması için yeterlidir. Sonucu, cezanın 'mükerrirlere özgü infaz rejimine' göre çektirilmesidir. - İtiyadi Suçlu (TCK m. 58/6): Bu, bir 'yaşam tarzı'nı ifade eder. Failin, kasıtlı bir suçu, bir yıl içinde farklı zamanlarda ikiden fazla işlemesi ve bu şekilde 'suç işlemeyi alışkanlık haline getirmesi' durumudur. Burada hâkim, sadece suç sayısına değil, failin kişiliğine ve yaşam biçimine bakarak bir kanaate varır. - Suçu Meslek Edinen Kişi (TCK m. 58/7): Failin, 'geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış' olmasıdır. Burada odak noktası, suçun fail için bir 'ekonomik faaliyet' ve 'geçim kaynağı' haline gelmesidir. - Örgüt Mensubu Suçlu (TCK m. 58/9): Failin, bir suç örgütünü kuran, yöneten veya örgüte üye olan bir kişi olmasıdır. TCK m. 58, tekerrürün yanı sıra, bu üç özel fail tipi için de, cezanın infazından sonra 'denetimli serbestlik tedbiri' uygulanmasını öngörür. Temel fark, tekerrürün şekli bir koşula, diğerlerinin ise failin kişiliği, yaşam tarzı ve suçla olan ilişkisinin niteliğine dayalı 'sübjektif' değerlendirmeler gerektirmesidir.