Metinde geçen bir Yargıtay kararında (8. CD, 2007/815 K.), sanığın göçmenleri taşırken kaza yapması ve bu şekilde yakalanması eyleminin 'teşebbüs' aşamasında kaldığı kabul edilmiştir. Bu kararı, göçmen kaçakçılığı suçunun 'neticesi'nin ne olduğu açısından değerlendiriniz. Suç, hangi anda tamamlanmış sayılır?
Bu karar, göçmen kaçakçılığı suçunun (özellikle 'yurt dışına çıkarma' seçimlik hareketinin), neticesi harekete bitişik olmayan, 'mesafeli' bir suç olduğunu göstermektedir. Suçun neticesi, yani tamamlanma anı, gerçekleştirilen seçimlik harekete göre değişir: - Yurt Dışına Çıkarmaya İmkan Sağlama (TCK m. 79/1-b): Bu suçun neticesi, göçmenlerin Türkiye Cumhuriyeti'nin 'kara sınırlarını, karasularını veya hava sahasını' fiilen terk etmesiyle gerçekleşir. Bu andan önce yapılan tüm eylemler (göçmenleri toplama, barındırma, araca bindirme, sınıra doğru taşıma), suçun 'icra hareketleri'dir ve eğer netice gerçekleşmezse, eylem 'teşebbüs' aşamasında kalır. Yargıtay kararındaki olayda, sanık göçmenleri yurt dışına çıkarmak amacıyla yola çıkmış, ancak sınıra varamadan ve göçmenler ülkeyi terk edemeden kaza yaparak yakalanmıştır. Failin elinde olmayan bir nedenle (kaza), suçun neticesi (yurt dışına çıkarma) gerçekleşememiştir. Bu nedenle Yargıtay, eylemi doğru bir şekilde 'teşebbüs' olarak nitelendirmiştir. - Ülkeye Sokma (TCK m. 79/1-a): Bu suçun neticesi ise, göçmenin Türkiye'nin egemenlik alanına (sınır hattını geçerek) fiziken girmesiyle tamamlanır. Bu andan sonra yapılan taşıma gibi eylemler, tamamlanmış suça iştirak veya başka bir seçimlik hareketi oluşturur.