Metindeki bir Yargıtay kararında (13. HD, 2006/13194 E.), 4077 sayılı (eski) Tüketici Kanunu'na göre, tüketicinin malın tesliminden itibaren 'otuz gün içerisinde' ayıbı satıcıya bildirmekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. 6502 sayılı yeni Tüketici Kanunu'nda (TKHK) bu tür bir 'ihbar süresi' öngörülmüş müdür? Yeni kanunun bu konudaki yaklaşımının, tüketicinin haklarını koruma açısından getirdiği değişiklik nedir?
Hayır, 6502 sayılı yeni Tüketici Kanunu'nda, eski kanundaki gibi 'otuz günlük' bir ayıp ihbar süresi öngörülmemiştir. Yeni TKHK, tüketici lehine önemli bir değişiklik yaparak, bu tür bir hak düşürücü ihbar süresini tamamen kaldırmıştır. Getirdiği Değişiklik ve Önemi: - Eski Kanun (4077 s.): Tüketici, ayıbı öğrendikten sonra değil, malı 'teslim aldıktan' sonra 30 gün içinde ayıbı bildirmek zorundaydı. Bu, özellikle gizli ayıplar açısından çok büyük bir hak kaybına neden oluyordu. Çünkü gizli bir ayıp, 30 günden çok daha sonra ortaya çıkabilirdi ve bu durumda tüketici, süreyi kaçırdığı için hiçbir hak talep edemiyordu. - Yeni Kanun (6502 s.): Yeni kanun, bu 30 günlük süreyi kaldırarak, tüketicinin haklarını doğrudan doğruya TCK m. 12'de belirtilen 'iki yıllık zamanaşımı' süresine bağlamıştır. Artık tüketici, ayıbı ne zaman öğrenirse öğrensin, iki yıllık zamanaşımı süresi içinde dava açma veya diğer seçimlik haklarını kullanma imkanına sahiptir. Bir 'ihbar' yapması, davasını güçlendirse de, hak düşürücü bir süreye tabi değildir. Bu değişiklik, tüketicinin korunması ilkesi doğrultusunda yapılmış çok önemli bir iyileştirmedir ve özellikle 'gizli ayıplara' karşı tüketiciyi çok daha güçlü bir konuma getirmiştir.