Metindeki bir Yargıtay kararında (18. CD, 2016/14925 E.), sanıklar hakkında 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçunun unsurlarının oluşmadığına karar verilirken, 'suç işleme iradesinde devamlılığın saptanamadığı' belirtilmiştir. Bir suç örgütünün varlığı için aranan bu 'devamlılık' unsuru ne anlama gelmektedir? Belirli bir suçu işlemek için bir araya gelen bir grubun (iştirak), örgütten farkı nedir?
'Devamlılık' unsuru, bir suç örgütünü, belirli bir suçu işlemek için geçici olarak bir araya gelen bir 'suç iştiraki'nden (örneğin, müşterek faillik) ayıran en temel kriterdir. Anlamı şudur: - Örgüt: Üyelerin, sadece tek bir suçu işleyip dağılmak için değil, 'belirsiz sayıda' ve 'geleceğe yönelik' olarak suç işleme amacı etrafında, süreklilik arz eden bir iradeyle birleşmeleridir. Örgütün varlığı, amaçlanan suçların işlenip işlenmemesinden bağımsızdır. Önemli olan, bu 'sürekli suç işleme kararlılığı'nın varlığıdır. Yapı, bir nevi kalıcı bir 'suç makinesi' gibi tasarlanmıştır. - İştirak: Kişilerin, 'belirli bir suçu' (veya sayıca belirli birkaç suçu) işlemek amacıyla, geçici olarak bir araya gelmeleridir. Amaçlanan suç işlendiğinde, bu birlikteliğin varlık nedeni de ortadan kalkar ve grup dağılır. Burada bir 'devamlılık' ve 'süreklilik' iradesi yoktur. Yargıtay kararında da, sanıkların bir araya gelmesinin, sürekli bir suç işleme iradesinden ziyade, belirli göçmen kaçakçılığı eylemlerine yönelik geçici bir işbirliği olduğu, bu nedenle 'devamlılık' unsuru taşımadığı ve bir 'örgüt' olarak nitelendirilemeyeceği sonucuna varılmıştır. Bu ayrım, sanıkların TCK m. 220'deki daha ağır olan örgüt suçundan değil, sadece iştirak ettikleri göçmen kaçakçılığı suçundan sorumlu tutulmaları sonucunu doğurur.