Bir sanık, 'göçmen kaçakçılığı' suçundan yargılanmaktadır. Sanığın avukatı, sanığın bu işten sadece 100 TL gibi çok cüzi bir maddi menfaat elde ettiğini, bu nedenle eylemin suçun unsurlarını oluşturmayacağını savunmuştur. TCK m. 79'daki 'maddi menfaat elde etmek maksadı' unsurunun gerçekleşmesi için, elde edilen menfaatin 'belirli bir miktarın üzerinde' veya 'önemli' olması gerekir mi?
Hayır, elde edilen menfaatin 'belirli bir miktarın üzerinde' veya 'önemli' olması gerekmez. TCK m. 79'daki 'maddi menfaat' unsuru, bir 'nicelik' değil, bir 'nitelik' şartıdır. Önemli olan, failin eylemi gerçekleştirirken 'bir maddi karşılık beklentisi' içinde olmasıdır. Bu maddi menfaatin miktarının az veya çok olmasının, suçun 'oluşumu' açısından bir önemi yoktur. 1 TL dahi olsa, bir maddi menfaat karşılığında bu iş yapılmışsa, suçun bu özel kast unsuru gerçekleşmiş sayılır. Avukatın savunması, suçun unsurlarının oluşmadığı yönünde değil, ancak cezanın bireyselleştirilmesi aşamasında (TCK m. 61) dikkate alınabilecek bir husus olabilir. Hâkim, temel cezayı belirlerken, failin elde ettiği veya amaçladığı menfaatin azlığını, 'suçun işlenmesindeki özellikler' kapsamında bir 'hafifletici neden' olarak değerlendirebilir ve cezayı alt sınıra yakın bir yerden tayin edebilir. Ancak bu durum, suçun varlığını ortadan kaldırmaz. Suçun oluşması için, maddi menfaat 'maksadının' varlığı yeterlidir, miktarının önemi yoktur.