Bir kişi, A'yı kasten yaralamak amacıyla ona yumruk atmış, ancak A eğilince yumruk arkasında duran B'ye isabet ederek onu yaralamıştır. Bu durum ceza hukukunda 'fiilde/eylemde sapma' olarak adlandırılır. Failin B'yi yaralamaktan dolayı cezai sorumluluğu, 'kasten yaralama' mı yoksa 'taksirle yaralama' mı olur? Failin A'ya yönelik eyleminin hukuki niteliği ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30221

Bu durumda failin cezai sorumluluğu, 'hedefte sapma' (aberratio ictus) kuralına benzer şekilde çözümlenir, ancak sonuç farklıdır. Olayda iki ayrı suç oluşur: 1) Failin B'ye Yönelik Sorumluluğu (Taksirle Yaralama): Failin, B'yi yaralamaya yönelik bir kastı yoktur. B'nin yaralanması, failin A'ya yönelik hukuka aykırı eylemi sırasında, öngörülebilir bir dikkatsizlik ve özensizlik sonucu meydana gelmiştir. Fail, yumruk atarken çevresinde başkalarının da olduğunu ve eyleminin istenmeyen bir sonuca (B'nin yaralanmasına) yol açabileceğini öngörmeliydi. Bu nedenle, fail B'ye karşı eyleminden dolayı 'taksirle yaralama' (TCK m. 89) suçundan sorumlu tutulur. 'Kasten yaralama' kastı, B'ye yönelmediği için, bu kasıt B'ye aktarılamaz. Çünkü hedefte sapmadan farklı olarak burada eylem istenen hedefe ulaşmamıştır. 2) Failin A'ya Yönelik Sorumluluğu (Kasten Yaralamaya Teşebbüs): Fail, A'yı yaralama kastıyla hareket etmiş ve bu amaca yönelik bir icra hareketi olan yumruk atma eylemini gerçekleştirmiştir. Ancak, A'nın eğilmesi gibi elinde olmayan bir nedenle, netice (A'nın yaralanması) gerçekleşmemiştir. Bu durum, 'kasten yaralamaya teşebbüs' (TCK m. 86, 35) suçunu oluşturur. Sonuç olarak, fail, B'yi yaralamaktan dolayı 'taksirle yaralama'dan, A'yı yaralamaya yönelik eyleminden dolayı ise 'kasten yaralamaya teşebbüs'ten, iki ayrı suçtan dolayı (gerçek içtima) sorumlu tutulur.