Metinde, CMK m. 22/1-g'deki yasaklılık halleri sayılırken 'adli kolluk görevi' de belirtilmiştir. Bir ceza davasında, yargılamayı yapan hâkimin, yıllar önce polis memuru olarak görev yaparken, mevcut davanın soruşturmasında 'olay yeri inceleme' tutanağını düzenleyen polis ekibinde yer aldığı anlaşılmıştır. Bu durum, hâkimin davaya bakmasına engel teşkil eder mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30220

Evet, bu durum hâkimin davaya bakmasına mutlak bir engel teşkil eder. CMK m. 22/1-g, 'aynı davada... adli kolluk görevi... yapmışsa' hâkimin görev yapamayacağını açıkça düzenlemiştir. 'Adli kolluk görevi', sadece şüpheliyi yakalayan veya ifadesini alan polis memurunu değil, soruşturma evresinde delillerin toplanmasına yönelik her türlü faaliyeti yürüten kolluk görevlilerini kapsar. Olay yeri incelemesi yapmak, delilleri toplamak ve bu konuda bir tutanak düzenlemek, ceza muhakemesinde sonuca doğrudan etki eden, çok önemli bir adli kolluk görevidir. Bu görevi yerine getiren bir kişinin, olay ve deliller hakkında bir ön kanaat edindiği, olayın taraflarından biri haline geldiği kabul edilir. Aynı kişinin daha sonra hâkim olarak, kendi topladığı veya değerlendirdiği delillere dayanarak 'tarafsız' bir şekilde hüküm kurması beklenemez. Bu, AİHS m. 6'daki 'tarafsız mahkeme' ve 'silahların eşitliği' ilkelerini temelden zedeler. Hâkim, soruşturmanın bir parçası olmuş ve daha sonra kendi eylemini yargılayan bir konuma düşmüştür. Bu nedenle, bu durum mutlak bir yasaklılık halidir ve CMK m. 289 uyarınca mutlak bozma nedenidir.