Bir sanık, 'hakaret' suçundan (TCK m. 125) yargılandığı bir davada, mahkeme tarafından 1 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Mahkeme, bu hapis cezasını, TCK m. 50 uyarınca 'adli para cezasına' çevirmiştir. Sanık, bu 'adli para cezasına çevirme' kararına karşı, 'hapis cezasının kendisinin haksız olduğu' gerekçesiyle kanun yoluna (istinaf) başvurabilir mi? Yoksa sadece çevrilen para cezasının miktarına mı itiraz edebilir?
Evet, sanık hapis cezasının kendisinin haksız olduğu gerekçesiyle kanun yoluna başvurabilir. TCK m. 50'deki 'seçenek yaptırımlar' (adli para cezasına çevirme gibi), mahkum olunan hapis cezasının 'infaz şeklini' değiştiren bir kurumdur. Bu, ortada bir mahkumiyet hükmünün olmadığı anlamına gelmez. Sanık, öncelikle bir 'hapis cezasına' mahkum edilmiştir; bu cezanın infazı para cezası olarak belirlenmiştir. Sanığın kanun yoluna başvurma hakkı, sadece infaz şekline (çevrilen para cezasına) değil, mahkumiyetin 'esasına', yani suçun oluşup oluşmadığına, delillerin doğru değerlendirilip değerlendirilmediğine ve verilen hapis cezasının kendisine yöneliktir. Sanık, istinaf dilekçesinde, 'Ben bu suçu işlemedim, beraat etmeliydim' veya 'Haksız tahrik indirimi uygulanmalıydı ve cezam daha az olmalıydı' gibi esasa ilişkin tüm iddialarını ileri sürebilir. İstinaf mahkemesi, öncelikle mahkumiyet hükmünün kendisinin hukuka uygun olup olmadığını denetler. Eğer mahkumiyeti hukuka aykırı bulup bozarsa, seçenek yaptırım kararı da kendiliğinden ortadan kalkar.