Metinde, 6008 sayılı Kanunla TCK m. 79'a eklenen hükümle göçmen kaçakçılığı suçunun bir 'teşebbüs suçu' haline getirildiği belirtilmiştir. Bu ifadenin dogmatik olarak ne anlama geldiğini ve 'teşebbüsün ayrı bir suç tipi olarak düzenlenmesinin' (gerçek olmayan teşebbüs suçları), genel teşebbüs kurallarından (TCK m. 35) farkını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30212

Bu ifade, kanun koyucunun, göçmen kaçakçılığı suçuna teşebbüsü, genel hükümlerden ayırarak, 'tamamlanmış suçla' aynı yaptırıma bağladığı anlamına gelir. Bu, ceza hukukunda 'gerçek olmayan teşebbüs suçu' veya 'müstakil teşebbüs suçu' olarak adlandırılan istisnai bir durumdur. Fark şudur: - Genel Teşebbüs (TCK m. 35): Kuraldır. Fail, suça teşebbüs ettiğinde, kanunda o suç için öngörülen temel cezadan belirli bir oranda (1/4'ten 3/4'e kadar) indirim yapılır. Yani teşebbüs, her zaman tamamlanmış suçtan daha az cezayı gerektirir. - Teşebbüsün Ayrı Bir Suç Tipi Olarak Düzenlenmesi: İstisnadır. Kanun koyucu, bazı suçlarda (göçmen kaçakçılığı, devlete karşı suçlar vb.) eylemin teşebbüs aşamasında kalmasının yarattığı tehlikeyi o kadar büyük görür ki, teşebbüsü de tamamlanmış suçla aynı kefeye koyar. TCK m. 79'daki 'Suç, teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi, tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.' hükmü, tam olarak bunu yapar. Bu durumda, hâkim eylemin teşebbüs olduğunu tespit etse bile, TCK m. 35'teki indirimi uygulayamaz ve suçun tamamlanmış hali için öngörülen cezayı verir. Bu, teşebbüs eylemini, bağımsız ve tamamlanmış bir suç gibi cezalandırmak anlamına gelir.