Metindeki bir Yargıtay kararında (13. HD, 2011/14923 E.), bir belediyenin açtığı davada, temyiz dilekçesinin süresinde verilmediği gerekçesiyle reddedildiği belirtilmiştir. Kamu tüzel kişileri için, adli ve idari yargıdaki dava açma ve kanun yoluna başvuru süreleri açısından, özel kişilerden farklı, daha uzun veya esnek süreler öngörülmüş müdür? 'Sürelerin kanuniliği' ilkesini bu bağlamda açıklayınız.
Hayır, kural olarak kamu tüzel kişileri için, özel kişilerden farklı, daha uzun veya esnek kanun yolu başvuru süreleri öngörülmemiştir. Hukuk Muhakemesi Kanunu'ndaki ve diğer usul kanunlarındaki süreler, davanın taraflarının kim olduğuna bakılmaksızın (kamu veya özel kişi), kural olarak herkes için aynı şekilde işler. Bu durum, 'sürelerin kanuniliği' ve 'tarafların eşitliği' (silahların eşitliği) ilkesinin bir gereğidir. Yargılama usulüne ilişkin kurallar, tarafların sıfatına göre değişmez. Yargıtay kararında da görüldüğü gibi, davacı bir belediye (kamu tüzel kişisi) olmasına rağmen, temyiz dilekçesini kanunda öngörülen 15 günlük süre (o dönemdeki HUMK'a göre) içinde vermediği için, talebi süre aşımı nedeniyle reddedilmiştir. Belediyenin bir kamu kurumu olması, ona süreler konusunda bir ayrıcalık tanımamıştır. Usul kanunları, ancak açıkça belirli kurumlar veya durumlar için farklı bir süre öngörmüşse bu kuralın dışına çıkılabilir. Genel kural, sürelerin herkes için kanunda yazıldığı gibi, kesin ve hak düşürücü nitelikte olmasıdır.