Bir ikinci el araç satışında, satıcı 'herhangi bir sorumluluk kabul etmediğine' dair bir 'sorumsuzluk anlaşmasını' satış sözleşmesine ekletmiştir. Araçta sonradan, satıcının bilmediği ancak basit bir tamircinin dahi fark edebileceği kadar bariz olan ve aracın fren sistemini etkileyen bir 'gizli ayıp' ortaya çıkmıştır. Bu sorumsuzluk anlaşması geçerli midir? Satıcının 'ağır kusuru' (TBK m. 221) ile 'satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar' (TBK m. 225) arasındaki ilişkiyi bu örnek üzerinden tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30204

Bu sorumsuzluk anlaşması büyük olasılıkla geçersizdir. TBK m. 221, 'Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, ayıptan sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan her anlaşma kesin olarak hükümsüzdür.' demektedir. 'Ağır kusur', sadece ayıbı bilerek gizlemeyi değil, aynı zamanda bilinmesi gereken en temel özen ve dikkat kurallarını ihlal etmeyi de kapsar. Fren sistemi gibi hayati bir parçadaki, basit bir uzmanın dahi fark edebileceği kadar bariz bir ayıbı fark etmeden veya kontrol etmeden aracı satmak, bir satıcı için 'ağır kusur' teşkil eder. Bu, basit bir ihmalin ötesinde, yoğun bir özensizliktir. Ayrıca, eğer satıcı bu işi meslek edinen bir galerici ise, durum daha da ağırdır. TBK m. 225/2, 'Satıcılığı meslek edinmiş kişilerin bilmesi gereken ayıplar bakımından da aynı hüküm geçerlidir' diyerek, ağır kusurlu satıcının, ayıbın kendisine süresinde bildirilmemiş olduğunu dahi ileri süremeyeceğini belirtir. Bu ilke, sorumsuzluk anlaşmaları için de kıyasen uygulanabilir. Satıcılığı meslek edinen bir kişinin, fren sistemindeki bariz bir sorunu bilmesi gerektiği kabul edilir. Bu durumu bilmeden veya kontrol etmeden satması, en azından 'ağır kusur' düzeyinde bir ihmaldir. Bu nedenle, hem TCK m. 221'deki ağır kusur hem de (eğer satıcı galerici ise) mesleki özen yükümlülüğünün ihlali nedeniyle, yapılan sorumsuzluk anlaşması geçersiz sayılacak ve satıcı ayıptan sorumlu olmaya devam edecektir.