Metindeki bir Yargıtay kararında (13. HD, 2011/3976 E.), davacının talebi '22.242.00 TL'nin tahsili' iken, mahkemenin davayı 19.900.00 TL üzerinden kabul etmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, Hukuk Muhakemesi Hukukundaki 'kısmi dava' (HMK m. 109) ile ilişkilendirilebilir mi? İki durum arasındaki farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30203

Hayır, bu durum doğrudan bir 'kısmi dava' değildir, ancak sonuçları benzerlik gösterebilir. İki durum arasındaki temel fark şudur: - Kısmi Dava (HMK m. 109): Alacağın tamamı belirli veya belirlenebilir olmasına rağmen, davacının, alacağının 'şimdilik belirli bir kısmını' dava etmesidir. Örneğin, 50.000 TL'lik bir alacağın 'şimdilik 10.000 TL'lik kısmı' için dava açılması. Davacı, alacağının tamamını değil, sadece bir bölümünü talep ettiğini açıkça belirtir ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutar. - Talep Edilenden Azına Karar Verilmesi: Bu durumda davacı, alacağının tamamını (örneğimizde 22.242 TL) talep eder. Ancak yargılama sonucunda, ispatlayabildiği veya hak kazandığı miktarın daha az (19.900 TL) olduğu anlaşılır. Mahkeme, davacının talebini tamamen reddetmez, 'kısmen kabul, kısmen red' kararı verir. Yani, ispatlanan miktar kadarını kabul eder, kalanını reddeder. Yargıtay kararındaki durum, ikinci kategoriye girer. Davacı, alacağının tamamı olduğunu düşündüğü miktarı talep etmiş, ancak mahkeme delillere göre hak kazandığı gerçek miktarın daha az olduğuna karar vermiştir. Kısmi davada ise davacı, en baştan alacağının sadece bir parçasını istemektedir. Her iki durumda da sonuç, davacının talep ettiğinden daha az bir miktara kavuşmasıdır, ancak davaların hukuki nitelikleri ve açılma şekilleri farklıdır.