AİHM, Canavcı ve Diğerleri kararında, Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruyu reddetme kararına rağmen, başvurucuların iç hukuk yollarını tükettiğini kabul etmesi, 'etkili iç hukuk yolu' kavramının hangi yönünü vurgulamaktadır?
Bu durum, 'etkili iç hukuk yolu' kavramının sadece teoride var olmasının yetmediğini, pratikte de erişilebilir ve başvurucuya bir çare sunma potansiyeli taşıması gerektiğini vurgulamaktadır. Eğer bir hukuk yolu, somut olayda keyfi veya aşırı şekilci yorumlarla ya da gerekçesiz kararlarla işlevsiz hale getiriliyorsa, AİHM bu yolu etkili kabul etmez ve başvurucunun bu yolu denemiş olmasını yeterli sayar. Yani yolun etkililiği, teorik varlığına değil, pratik işlevselliğine göre ölçülür. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/cezaevinde-avukatla-gorusmelerin-izlenmesi/)