Bir ikinci el araç satışında, alıcı aracı satın almadan önce bir ekspertiz raporu almış ve raporda aracın sağ kapısının boyalı olduğu belirtilmiştir. Alıcı bu durumu bilerek aracı satın almıştır. Bir hafta sonra, aracın sağ kapısındaki boyanın kalitesiz olduğu ve dökülmeye başladığı ortaya çıkmıştır. Alıcı, bu 'kötü işçilik' nedeniyle satıcıya karşı ayıptan doğan haklarını kullanabilir mi? 'Ayıbı bilme' (TBK m. 222) kuralının sınırlarını bu örnek üzerinden tartışınız.
Evet, alıcı bu durumda ayıptan doğan haklarını kullanabilir. TBK m. 222'ye göre alıcının bildiği ayıplardan satıcı sorumlu değildir. Ancak bu kural, alıcının bildiği ayıp ile ortaya çıkan yeni ayıp arasında bir ayrım yapılmasını gerektirir. Alıcının bildiği ayıp, 'sağ kapının boyalı olduğu' olgusudur. Alıcı bu durumu kabul etmiştir. Ancak, bu kabul, o boyanın 'standartlara uygun ve kaliteli bir şekilde yapıldığı' varsayımını da içerir. Boyanın bir hafta içinde dökülmeye başlaması, 'boyama işleminin kendisinin ayıplı (kötü işçilikli) olduğunu' gösteren, ilk bilinen ayıptan farklı ve yeni bir gizli ayıptır. Alıcı, kapının boyalı olduğunu biliyordu, ancak bu boyanın bu kadar kalitesiz ve kusurlu olduğunu bilmiyordu ve bilmesi de beklenemezdi. Bu, tıpkı hasar kaydını bilerek araç alıp, daha sonra o hasarın çok kötü tamir edildiğini öğrenmek gibidir. Dolayısıyla, alıcı, bildiği genel ayıbın (boyalı olma) kapsamını aşan bu özel ve yeni ayıp (kalitesiz boya) nedeniyle, satıcıya karşı TBK m. 227'deki seçimlik haklarını kullanabilir.