Metinde, CMK m. 22/1-g'deki yasaklılık halinin 'şüpheli veya sanık müdafiliği veya mağdur vekilliği yapmışsa' hâkimin davaya bakamayacağını düzenlediği belirtilmiştir. Bir ceza davasında, yargılamayı yapan hâkimin, yıllar önce avukatlık yaparken, mevcut davadaki mağdurun tamamen farklı bir boşanma davasında avukatlığını yapmış olduğu anlaşılmıştır. Bu durum, hâkimin mevcut ceza davasına bakmasına engel midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30199

Hayır, bu durum hâkimin mevcut ceza davasına bakmasına engel değildir. CMK m. 22/1-g'deki yasak, 'aynı davada' vekillik veya müdafilik yapmış olmayı kapsamaktadır. Bu kuralın amacı, hâkimin, daha önce taraf vekili olarak savunduğu veya çalıştığı bir dava hakkında, sonradan yargıç olarak objektif bir karar veremeyeceği varsayımıdır. Olayda, hâkimin geçmişte baktığı dava, bir 'boşanma davası'dır ve hukuk mahkemesinde görülmüştür. Mevcut dava ise, tamamen farklı bir fiile dayanan bir 'ceza davası'dır. İki dava arasında konu, taraflar (sanık farklı) ve hukuki nitelik açısından bir 'aynılık' yoktur. Bu nedenle, CMK m. 22/1-g'deki mutlak yasaklılık hali somut olayda gerçekleşmemiştir. Ancak, eğer hâkimin o boşanma davası nedeniyle mağdurla çok yakın ve samimi bir ilişki kurduğu, bu ilişkinin mevcut davada tarafsızlığını etkileyebileceğine dair somut emareler varsa, bu durum CMK m. 24 uyarınca 'tarafsızlığı şüpheye düşüren bir sebep' olarak ileri sürülerek hâkimin reddi talep edilebilir. Fakat bu, ispatı gereken nispi bir ret sebebidir, mutlak bir yasak değildir.