Metindeki bir Yargıtay kararında (1. CD, 2006/1564 E.), yaşı küçük olan sanık hakkında, lehe olmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nın uygulanmadığı, hatalı olarak 765 sayılı TCK'nın lehe kabul edildiği belirtilmiştir. Ceza hukukundaki 'lehe kanunun geriye yürümesi' (TCK m. 7/2) ilkesini ve bu ilkenin, farklı kanunlardaki indirim oranlarının (örneğin, yaş küçüklüğü indirimi) nasıl karşılaştırılması gerektiğini bu örnek üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30197

'Lehe kanunun geriye yürümesi' ilkesi, suç işlendikten sonra yürürlüğe giren yeni bir kanunun, failin lehine hükümler içermesi durumunda, bu yeni kanunun geçmişe yönelik olarak uygulanmasıdır. Bu, 'kanunilik' ilkesinin bir istisnasıdır ve temel bir hukuk prensibidir. Farklı kanunların lehe olup olmadığının tespitinde, sadece temel ceza miktarlarına bakılmaz; kanunlar bir 'bütün' olarak ele alınır ve sanığın durumuna somut olarak uygulanarak, ortaya çıkan 'netice ceza' karşılaştırılır. Yargıtay kararındaki olayda, sanık yaş küçüklüğü indiriminden yararlanacaktır. Yeni TCK'daki (5237 s.) yaş küçüklüğü indirimi (TCK m. 31/2), eski TCK'dakinden (765 s.) daha yüksek bir oranda olabilir. Mahkeme, her iki kanunu da (eski ve yeni TCK) sanığın durumuna ayrı ayrı uygulamalıdır. Yani; 1) Önce eski TCK'ya göre temel cezayı belirleyip, o kanundaki yaş küçüklüğü ve diğer indirimleri uygulayarak bir netice ceza bulmalıdır. 2) Sonra yeni TCK'ya göre temel cezayı belirleyip, bu kanundaki yaş küçüklüğü ve diğer indirimleri uygulayarak ikinci bir netice ceza bulmalıdır. Hangi netice ceza sanık için daha 'az' ise, o kanun 'lehe kanun' kabul edilir ve o kanuna göre hüküm kurulur. Kararda mahkeme, bu karşılaştırmayı hatalı yapmış ve yeni TCK'daki daha yüksek indirim oranını gözden kaçırarak, sanık aleyhine bir sonuca yol açmıştır. Yargıtay da bu hatayı düzelterek kararı bozmuştur.