15 yaşından küçük bir çocuğun kaçırılıp alıkonulması eyleminde, TCK m.109 (kişiyi hürriyetinden yoksun kılma) ile TCK m.234/3 (kanuni temsilcisinin bilgisi dışında evi terk eden çocuğu yanında tutma) suçları arasında nasıl bir ilişki vardır? Hangi suçun uygulanması gerekir?
TCK m.109, kişinin hareket özgürlüğünü korurken; TCK m.234, öncelikle veli veya vasinin çocuk üzerindeki velayet/vesayet hakkını korur. Ceza Genel Kurulu'nun 2014/14-307 E. sayılı kararına göre, 15 yaşından küçük bir çocuğun rızası hukuken geçersiz olduğundan, onu bir yerden bir yere götürmek veya alıkoymak, doğrudan TCK m.109'daki kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturur. TCK m.234/3 ise, daha çok çocuğun kendi iradesiyle evi terk edip failin yanına sığındığı ve failin bu durumu bildirme yükümlülüğünü ihlal ettiği daha hafif durumlar için öngörülmüş özel bir normdur. Kaçırma ve alıkoyma eylemi varsa, daha genel ve cezası daha ağır olan TCK m.109 uygulanır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-26-hakkin-kullanilmasi-ve-ilgilinin-rizasi.html)