Bir sanığın, hakkındaki mala zarar verme ve işyeri dokunulmazlığını ihlal suçlamalarına karşı, 'mal sahibi ile yaptığım harici satış sözleşmesine dayanarak hakkımı kullandım' savunması TCK m.26/1 kapsamında kabul edilebilir mi?
Hayır, edilemez. Taşınmaz mülkiyetinin devri, tapuda resmi şekilde yapılması gereken bir işlemdir. Harici satış sözleşmesi, mülkiyeti devretmez, sadece taraflar arasında kişisel bir borç ilişkisi doğurur. Bu sözleşmeye dayalı hak, ancak mahkeme kararı ile icra edilebilir. Yargıtay 23. Ceza Dairesi'nin 2015/14477 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, sanığın bu 'kişisel hakkını' kendi kendine, zor kullanarak (kilidi kırarak) kullanması, TCK m.26/1'deki 'hakkın kullanılması' kapsamına girmez ve suçun oluşumunu engellemez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-26-hakkin-kullanilmasi-ve-ilgilinin-rizasi.html)