TCK m.299 kapsamında açılan bir davada, sanığın ifadelerinin Cumhurbaşkanının şahsını değil, yürüttüğü siyasi faaliyetleri ve hükümet icraatlarını hedef aldığı savunması, suçun unsurlarının oluşmaması açısından geçerli bir argüman mıdır?
Evet, bu çok önemli ve geçerli bir argümandır. TCK m.299'un koruduğu hukuki değer, Cumhurbaşkanının şahsının onur, şeref ve saygınlığıdır. İfadeler, doğrudan doğruya Cumhurbaşkanının şahsiyetini küçük düşürmeyi değil de, onun icraatlarını, siyasi kimliğini veya politikalarını eleştirmeyi amaçlıyorsa, bu durum ifade özgürlüğü kapsamında kalır. AYM ve İHAM içtihatları, siyasi eleştiri ile kişisel hakaret arasında net bir ayrım yapılması gerektiğini ve siyasetçilerin daha ağır eleştirilere katlanmak zorunda olduğunu vurgulamaktadır. Bu savunma, suçun manevi unsurunun (hakaret kastı) oluşmadığı ve fiilin ifade özgürlüğü sınırları içinde kaldığı yönünde temel bir argümandır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/iham-ve-aym-kararlari-isiginda-cumhurbaskanina-hakaret-sucu)