TCK m.26/2'de 'kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hak' ifadesi kullanılmaktadır. Bu ifade, hakkın sadece kişisel nitelikte olmasını mı, yoksa aynı zamanda kamu düzenini ilgilendirmemesini mi ima eder?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #301936

Bu ifade her ikisini de ima eder. Hakkın, sahibinin şahsına sıkı sıkıya bağlı olması ve devredilemez nitelikte olması yetmez; aynı zamanda bu hakkın kullanımının veya bu haktan vazgeçilmesinin kamu düzenini, genel ahlakı veya üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmemesi gerekir. Örneğin, bir kişinin vücut bütünlüğü üzerindeki hakkı kişiseldir, ancak ötenazi gibi bir durumda bu hakkı kullanma talebi kamu düzeni ve yaşam hakkının kutsallığı gibi üstün değerlerle çatıştığı için, rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz. Bu nedenle hak, hem kişisel olmalı hem de üzerinde tasarruf edilmesi toplumsal bir yara açmamalıdır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-26-hakkin-kullanilmasi-ve-ilgilinin-rizasi.html ve ceza hukuku doktrini)