Metinde, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı durumunda, cezada indirim yapılabileceği (TCK m. 150/2) belirtilmiştir. Bu 'değer azlığı' indiriminin, hırsızlık suçundaki benzer bir düzenleme olan TCK m. 145'ten ('suçun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı') farkı nedir? Neden hırsızlıkta 'ceza vermekten vazgeçme' imkanı varken, yağmada yoktur?
İki düzenleme arasında hem indirim oranı hem de sonuçları açısından önemli farklar vardır. Farklar şunlardır: 1) İndirim Oranı ve Sonucu: - Hırsızlık (TCK m. 145): Kanun, 'verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir' demektedir. Yani, hâkimin takdir yetkisi daha geniştir. Sadece indirim yapmakla kalmaz, olayın özelliklerine göre sanığı tamamen cezasız bırakabilir. - Yağma (TCK m. 150/2): Kanun, sadece 'verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir' demektedir. Burada 'ceza vermekten vazgeçme' imkanı yoktur. Hâkim, en fazla cezada indirim yapabilir, ancak mutlaka bir cezaya hükmetmek zorundadır. 2) Farkın Nedeni (Suçların Haksızlık İçeriği): Bu farkın temel nedeni, iki suçun haksızlık içeriği ve koruduğu hukuki değerler arasındaki ağırlık farkıdır. Hırsızlık, kural olarak sadece 'malvarlığına' yönelik bir suçtur. Değeri çok az bir malın çalınması durumunda, ihlal edilen menfaat ve suçun haksızlık içeriği de çok azalır. Bu nedenle kanun koyucu, cezasızlığı dahi bir seçenek olarak sunmuştur. Yağma ise, sadece malvarlığına değil, aynı zamanda 'kişi özgürlüğü', 'vücut dokunulmazlığı' ve 'insan onuru' gibi çok daha önemli hukuki değerlere yönelik bir saldırıdır. Suçun içinde 'cebir veya tehdit' gibi bir şiddet unsuru vardır. Bu nedenle, yağmaya konu malın değeri az olsa bile, suçun kişi özgürlüğüne ve güvenliğine yönelik yarattığı haksızlık ortadan kalkmaz. Kanun koyucu, bu şiddet unsuru nedeniyle, yağma suçunda ne kadar küçük bir menfaat için işlenirse işlensin, 'cezasızlığa' izin vermemiştir.