Bir kişi, borç para aldığı arkadaşına, borcuna karşılık olarak, üzerinde tahrifat yaptığı ve değerini 1.000 TL'den 10.000 TL'ye çıkardığı sahte bir senet vermiştir. Arkadaşı senedin sahte olduğunu anlamamıştır. Bu eylem, 'senedin yağması' (TCK m. 148/2) mıdır, yoksa başka bir suç mu oluşturur? İki suç tipi arasındaki temel farkı, 'iradeye etki etme' yöntemi açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30187

Bu eylem 'senedin yağması' değil, 'nitelikli dolandırıcılık' (TCK m. 158/1-f, kamu kurumlarını aracı kılarak veya resmi belge kullanarak) suçunu oluşturur. İki suç tipi arasındaki temel fark, failin mağdurun iradesine etki etme yöntemidir: - Senedin Yağması (TCK m. 148/2): Fail, mağdurun iradesini 'cebir veya tehdit' kullanarak, yani zorla kırar. Mağdur, korkutulduğu veya fiziki zorlamaya maruz kaldığı için senedi verir, imzalar veya imhasına karşı koyamaz. Burada mağdurun rızası yoktur, iradesi gasp edilmiştir. - Dolandırıcılık (TCK m. 157-158): Fail, mağdurun iradesini 'hileli davranışlarla' yanıltır. Mağduru aldatarak, onun serbestçe ama 'hatalı bir bilgiye dayanarak' bir tasarrufta bulunmasını (senedi kabul etmesini) sağlar. Burada mağdurun bir rızası vardır, ancak bu rıza hile ile sakatlanmıştır. Olayda fail, arkadaşını zorlamamış, korkutmamıştır. Onu, elindeki senedin gerçek olduğuna inandırarak, yani 'hile' yoluyla aldatmıştır. Arkadaşı, senedi kendi rızasıyla ama bu hileli durumdan habersiz olarak kabul etmiştir. Bu nedenle eylem, tipik bir dolandırıcılık suçudur. Senedin kendisi 'resmi belge' niteliğinde olduğu için (Kambiyo Senedi), eylem nitelikli dolandırıcılık kapsamına girer.