Metindeki bir Yargıtay kararında (1. CD, 2011/3976 K.), davacının talebi 'noter satış bedeli olan 22.242.00 TL'nin tahsili' olmasına rağmen, mahkemenin bu taleple bağlı kalmayıp, 'gerçek satış bedeli olan 19.900.00 TL'ye hükmetmesi gerektiği' belirtilmiştir. Bu durum, HMK m. 26'daki 'taleple bağlılık ilkesi'ne bir aykırılık oluşturur mu? Mahkemenin, davacının talebinden daha azına hükmetmesinin bu ilke çerçevesindeki yerini açıklayınız.
Hayır, bu durum 'taleple bağlılık ilkesi'ne (HMK m. 26) bir aykırılık oluşturmaz. Taleple bağlılık ilkesi, hâkimin, tarafların talep ettiğinden 'daha fazlasına' veya 'talep edilenden başka bir şeye' karar verememesini ifade eder. Ancak hâkim, talep edilenin 'daha azına' karar verebilir. Davacı, bir davada istediği miktarın tamamını değil, sadece ispatlayabildiği kadarını alabilir. Yargıtay kararındaki olayda, davacı her ne kadar noter senedine dayanarak 22.242 TL talep etmişse de, yargılama sırasında sunulan başka bir delil (kendi çektiği ihtarname ve davalının kabulü) ile, gerçekte ödediği ve dolayısıyla geri istemeye hak kazandığı bedelin 19.900 TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin, davacının talebini, ispatlayabildiği bu daha düşük miktar üzerinden kabul etmesi, taleple bağlılık ilkesine uygundur. Davacı, talep ettiğinden fazlasını değil, daha azını ama hak ettiği kadarını almış olmaktadır. Bu, ilkenin ihlali değil, tam da doğru bir şekilde uygulanmasıdır.