Bir kişi, komşusunun bahçesindeki ağaçtan, onun rızası olmadan birkaç elma koparıp yemiştir. Bu eylemin TCK m. 141'deki hırsızlık suçunun unsurlarını oluşturup oluşturmadığını, özellikle 'taşınır mal' ve 'zilyedin rızası olmaksızın... almak' unsurları açısından tartışınız. Bu eylemin cezasız kalması veya daha az ceza gerektirmesi mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30183

Bu eylem, TCK m. 141'deki hırsızlık suçunun teorik olarak tüm unsurlarını oluşturur. - Taşınır Mal: Ağaçtaki elma, toprağa bağlı olduğu için normalde taşınmazın (arsanın) bir parçasıdır. Ancak, koparıldığı anda 'taşınır' bir mal haline gelir. Ceza hukuku açısından, koparma eylemiyle birlikte taşınırlık vasfı kazanır. - Başkasına Ait Olma: Elma, komşuya aittir. - Zilyedin Rızası Olmama: Komşunun rızası yoktur. - Faydalanma Amacı: Fail, yemek suretiyle faydalanma amacıyla hareket etmiştir. - Almak: Malı bulunduğu yerden (ağaçtan) kopararak kendi zilyetliğine geçirmiştir. Ancak, bu eylemin cezalandırılması pek olası değildir ve daha az ceza gerektiren özel haller devreye girer. TCK m. 145, 'Hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, ceza vermekten de vazgeçilebilir.' hükmünü içermektedir. Birkaç elmanın değeri, ceza hukuku açısından 'çok az' olarak kabul edilir. Bu 'kullanma hırsızlığı'na benzer durum, TCK m. 146'da da ayrıca düzenlenmiştir. Hâkim, bu durumda ya TCK m. 145'i uygulayarak ceza vermekten tamamen vazgeçecek ya da çok cüzi bir ceza belirleyecektir. Ayrıca, bu tür küçük uyuşmazlıklar genellikle şikayete konu olmaz veya uzlaşma ile sonuçlanır.