Metinde geçen bir Yargıtay kararında, 'terditli dava'dan bahsedilmiştir. Hukuk Muhakemesi Kanunu (HMK m. 111) çerçevesinde 'terditli dava' ne demektir? Bir ikinci el araç alıcısının, ayıplı mal nedeniyle açacağı bir davada taleplerini nasıl terditli olarak ileri sürebileceğine bir örnek veriniz.
'Terditli dava' (kademeli dava), davacının, aynı davalıya karşı, aralarında ekonomik veya hukuki bir bağlantı bulunan birden fazla talebini, 'asli' ve 'fer'i' (yardımcı) olarak, birinin reddedilmesi halinde diğerinin incelenmesi isteğiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürmesidir. Mahkeme, öncelikle davacının asli talebini inceler. Eğer asli talebi kabul ederse, fer'i talebi incelemeden karar verir. Eğer asli talebi reddederse, o zaman fer'i talebi inceleyip karara bağlar. Bir ikinci el araç alıcısı, taleplerini şu şekilde terditli olarak ileri sürebilir: - Asli Talep: 'Davalıdan satın aldığım ... plakalı aracın ayıplı olması nedeniyle, sözleşmenin feshine ve ödemiş olduğum ... TL satış bedelinin faiziyle birlikte tarafıma iadesine karar verilmesini talep ederim.' - Fer'i Talep: 'Mahkemece, sözleşmenin feshi talebimizin reddine karar verilmesi halinde, araçtaki ayıp oranında satış bedelinden ... TL indirim yapılmasına ve bu bedelin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ederim.' Bu şekilde davacı, mahkemenin sözleşmenin feshini haklı görmemesi ihtimaline karşı, ikinci bir talep olan bedel indirimi hakkını da aynı dava içinde korumuş olur. Ancak metindeki Yargıtay kararının, seçimlik hakların niteliği gereği bu tür bir terditli talebe (en azından tüketici hukukunda) olumsuz yaklaştığını unutmamak gerekir.