İkinci el aracını satan bir bireysel satıcı (tacir değil), satıştan 1 yıl sonra alıcının açtığı ayıp davasında, TBK m. 231'deki 'iki yıllık' zamanaşımı süresine güvenmektedir. Ancak alıcı, satıcının ayıbı bilerek kendisinden gizlediğini ve bu nedenle satıcının 'ağır kusurlu' olduğunu iddia etmektedir. 'Ağır kusur' iddiası ispatlanırsa, satıcının zamanaşımı def'inden yararlanıp yararlanamayacağını, ilgili kanun maddesine atıfta bulunarak açıklayınız.
Eğer alıcının 'ağır kusur' iddiası ispatlanırsa, satıcı iki yıllık zamanaşımı def'inden yararlanamaz. TBK m. 231'in son fıkrası, 'Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.' şeklinde açık bir hüküm içermektedir. 'Ağır kusur', satıcının, ayıbı bilmesi veya basit bir dikkatle bilmesi gerekirken umursamaz bir şekilde hareket ederek alıcıya bildirmemesidir. Bu, basit bir unutkanlık veya ihmalin ötesinde, yoğun bir özensizlik halidir. Örneğin, aracın fren sisteminde ciddi bir sorun olduğunu bilen bir satıcının, bu hayati bilgiyi alıcıya söylemeden aracı satması, ağır kusurlu bir davranıştır. Alıcı, satıcının bu ağır kusurunu (örneğin, satıcının daha önce tamirciyle yaptığı konuşmalara dair bir tanıkla veya eski bir tamir faturasıyla) ispatlarsa, iki yıllık zamanaşımı süresi işlemez. Bu durumda, alıcı iki yıldan sonra dahi olsa dava açabilir ve ayıba dayalı haklarını kullanabilir. Bu düzenleme, dürüstlük kuralına aykırı davranan satıcıyı korumamak amacını taşır.