Metinde, TCK m. 301 suçundan soruşturma yapılmasının Adalet Bakanı'nın iznine bağlı olduğu belirtilmiştir. Bu 'izin' mekanizması ile CMK'daki 'kovuşturma izni' (örneğin, memur suçları için 4483 s. Kanun'daki izin) arasında, karar veren merci ve denetim yolu açısından ne gibi temel farklar vardır?
İki izin mekanizması arasında hem karar veren merci hem de denetim yolu açısından temel farklar vardır. 1) Karar Veren Merci: - Soruşturma İzni (TCK m. 301): İzin, yürütme organının bir üyesi olan 'Adalet Bakanı' tarafından verilir. Bu, siyasi bir makamdır. - Kovuşturma İzni (4483 s. Kanun): İzin, memurun hiyerarşik amiri olan idari makamlar (vali, kaymakam, bakanlık müfettişleri vb.) tarafından, özel bir soruşturma usulü (ön inceleme) sonucunda verilir. 2) İznin Aşaması: - TCK m. 301'de izin, 'soruşturma' yapılabilmesi için gereklidir. İzin olmadan savcı, şüpheli hakkında ifade alma gibi temel soruşturma işlemlerini dahi yapamaz. - 4483 s. Kanun'da ise izin, 'kovuşturma' (yani dava açma) için gereklidir. Savcı, izin almadan önce delil toplama, ifade alma gibi tüm soruşturma işlemlerini yapar (ön inceleme raporu da bu süreçte hazırlanır), ancak iddianame düzenleyip dava açabilmek için bu izni almak zorundadır. 3) Denetim Yolu: - Soruşturma İzni (TCK m. 301): Adalet Bakanı'nın verdiği 'izin vermeme' kararı, bir idari işlem olduğu için, bu karara karşı denetim yolu 'idari yargı'dır (Danıştay veya İdare Mahkemesi). - Kovuşturma İzni (4483 s. Kanun): İdari makamın verdiği 'soruşturma izni verilmemesine' ilişkin karara karşı itiraz yolu, 'idari yargı' değil, 'adli yargı' içindedir. Bu karara karşı yetkili 'Bölge İdare Mahkemesi'ne' itiraz edilir ve bu mahkemenin kararı kesindir. Bu farklar, TCK m. 301'deki iznin daha siyasi ve yargı dışı bir mekanizma olduğunu, diğerinin ise daha çok idari bir ön denetim niteliği taşıdığını göstermektedir.