Bir ikinci el araç satışında, alıcı ayıbı öğrendikten sonra satıcıya ihtar çekmiş ve sözleşmeden dönerek bedelin iadesini talep etmiştir. Satıcı bu talebi kabul etmeyince, alıcı dava açmıştır. Dava devam ederken, satıcı 'etkin pişmanlık' göstererek zararı gidermek istediğini beyan etmiştir. Yağma ve hırsızlık gibi malvarlığı suçlarında uygulanan 'etkin pişmanlık' (TCK m. 168), Borçlar Hukuku'ndan kaynaklanan bu tür bir 'ayıplı mal' uyuşmazlığında uygulanabilir mi? Satıcının bu davranışının hukuki sonucu ne olur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #30166

'Etkin pişmanlık', Ceza Hukuku'na özgü bir kurumdur ve sadece kanunda belirtilen suçlar (hırsızlık, yağma, dolandırıcılık vb.) için geçerlidir. Borçlar Hukuku'ndan kaynaklanan bir alacak-borç ilişkisinde, örneğin ayıplı mal satışından doğan bir uyuşmazlıkta, 'etkin pişmanlık' adıyla bir kurum ve buna bağlı bir ceza indirimi söz konusu değildir. Bu, bir ceza davası değil, bir hukuk davasıdır. Ancak, satıcının dava devam ederken zararı gidermek istemesinin hukuki sonuçları vardır. Eğer satıcı, alıcının talebini (bedel iadesi, masraflar, faiz vb.) tamamen kabul eder ve öderse, dava 'konusuz kalmış' olur. Bu durumda mahkeme, davanın esası hakkında bir karar vermez ve 'konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına' karar verir. Yargılama giderleri (vekalet ücreti dahil), davanın açılmasına kimin sebebiyet verdiğine göre, yani davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre takdir edilir. Dava açılmadan önce alıcı haklı olduğu için, genellikle yargılama giderleri yine satıcı üzerinde bırakılır. Satıcının bu davranışı, bir ceza indirimi sağlamaz ama daha fazla faiz ve masraf ödemekten kurtulmasını sağlar.